5 Kasım 2010 Cuma
17 Ekim 2010 Pazar
Evli evine, köylü köyüne piliiiiiiiiz!

Belki haddimi aşan bir yazı olacak ama ben bu apartmandaki taşra alışkanlıklarını devam ettirmekte ısrarlı üst kat komşularımdan bıktım!
Gönderen
Sndrfknella
zaman:
22:12
2
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: Ben böyleyim
13 Ekim 2010 Çarşamba
Hayvansever olmanız gerekmiyor...

Vicdanınızın olması yeterli. Mutlaka İzmir'de yaşanan olaydan haberiniz olmuştur. Hani şu önce köpeğini kutusunda uyuyan kediye saldırtmak isteyen, sonra da sinirlenip kediyi hunharca öldüren psikopat ve arkadaşlarını.
Gönderen
Sndrfknella
zaman:
20:49
5
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: asabiyim ben, Dikkat dikkat, Mazeretim var
27 Eylül 2010 Pazartesi
Yeni apartman ve komşularım

Nisan başıydı. Şu anda oturduğum evi görüp daha sonra da Gamlıbaykuş'umun da onayını alıp, yine Gamşıbaykuş'umun üstün gayretleri ile torlanıp toparlanıp taşındım 10 gün içinde bu yeni eve. Evimi çok seviyorum. Merkeziliğini ve herşeyin elimin altında oluşunu da çok ama çok seviyorum. Ancaaaaak... bir komşular var ki, evlere şenlik.
Alt kat komşumla başlamak istiyorum. Çok şirin bir genç-yavru köpekleri var. Gecede yaklaşık 10 kez hönkürdükleri "HAYIR!"lardan azıcık(!) hareketli bir genç irisi olduğunu tahmin ediyorum. Adını büyük olasılıkla "Hayır" sanıyordur köpecik! Birileri onlara Dog Whisperer'ın Cesar'ından bahsetse fena olmaz sanki. Bir gece, ansızın kapılarına bir not yapıştırabilirimmmm.
Üst kat komşularım ise çok gizemli. Son yılların tüm süperkahramanları devre mülk olarak kullanıyorlar sanırım. Misal: Yaz boyunca şu ergen gençkızların aşkı Edward ve şürekasının sırasıydı yanlış anlamadıysam. Her gece 12'den sonra başlayan erkek muhabbeti ve 2'ye doğru sağa sola çekilen mobilyaların homurtusunu başka ne açıklayabilir ki? Ha, bir de yere düşen bir karpuz patlama sesini takiben etinden et koparcasına ağlayan bir bebek sesi. Bir ara sinir gelmişti annemle bana. Gümlemeyi duyduktan sonra "Hah bebek," diyip sırıtıyoduk pis pis. Ne fenaymışız, kınadım kendimi kınım kınım!
Gönderen
Sndrfknella
zaman:
21:47
6
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: laf olsun torba dolsun, şurdan burdan
21 Eylül 2010 Salı
Çoıcukluğum

TV'de Öyle Bir Geçer Zaman Ki var. Benim aklımda da çocukluğum. Özledim ben çocuk olmayı, ama kendi çocukluğumda çocuk olmayı. İstemezdim bu "zamane" çocuklarından biri olmayı. O abidik-gubidik-ne-idüğü-belirsiz çizgi filmleri seyredeceğime TRT Radyosu'nda Çocuk Saati geldi mi (ki günde 2 kez yayınlanırdı, bir sabah, bir de öğleden sonra) Şeker Portakalı'nı arkası yarın olarak dinlemek isterdim her gün. Halamla takma isimlerimiz Toto ve Zeze'ydi mesela. Toto popoyu anımsatıyor diye Zeze olmuştum ben. Okula gitme yaşım gelmeden evvel de Radyo Tiyatrosu'nu dinlerdim evdeki aile büyükleriyle. İstanbul Radyosu'nda görevli tiyatrocular okuma yaptıklarında mutsuz olurdum, daha çok Ankara Radyosu kadrosunda görevli tiyatrocuların seslerini beğenirdim. Efektör: Korkmaz Çakar. Bir de Hayati Çorbacı vardı (DÜZELTME: Sevgili Leylak Dalı'nın hatırlatması ile esas adı Fazıl Hayati Çorbacıoğlu olan kimi piyeslerin yazarı), ama görevi neydi bu piyeslerde anımsayamadım şimdi.
Gönderen
Sndrfknella
zaman:
21:02
6
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: mazi kalbimde bir yara
17 Eylül 2010 Cuma
Hıh!
Hıh=IKEA artık benim için. Bugün iş çıkışı IKEA'ya gittim işyerinden bir arkadaşımla. Bütün bölümleri tavaf edip mutfak kısmına doğru merdivenlerden inerken gözüme birşey takıldı ve "Hıh"ladım ben de, aynen reklamlarındaki gibi.
Gönderen
Sndrfknella
zaman:
22:48
4
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: reklamlar
11 Eylül 2010 Cumartesi
Müsaadenizle
Gönderen
Sndrfknella
zaman:
22:26
6
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: Ben böyleyim



